İşte çağın hastalığı tokofobi !
Bu hastalık Avrupa'da yayılarak, gelecek nesilleri tehdit ediyor...
Kadınları, çağın korkusu sarıyor. Korkunun adı Tokofobi ve Batı'da
nüfus artışını tehdit ediyor. Çağımızın hastalıkları kanser, AIDS, kuş
gribi, kronik yorgunluk bir yana, tokofobi bir yana...
Adı üzerinde tokofobi aslında bir fobi. Yani klostrofobi gibi bir
korku. Ancak batı dünyasının kadınları arasında öyle bir hızla
yayılıyor ki artık salgın halini almak üzere. İşte bu yüzden tokofobi
bilim adamları tarafından mercek altına alındı. Tokofobi konusunda ilk
kez geniş çaplı bir araştırma yapıldı. Ortaya çıkan tablo da
düşündürücü. Örneğin İngitere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde,
ortalama olarak her 6 kadından biri tokofobik.
İngiltere'nin önde gelen uzmanlarından Dr.Kristina Hofberg, bu korkunun
her yaşta, her ırkta ve her kültürde görülebileceğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar genel olarak bu korkuyla yeterince ilgilenmiyor, ancak
kadınlar için bu konu yaşamsal önem taşıyor.
'Royal College of Obstetricians' and Gynaecologist' Year Book' isimli
dergide yayımlanan çalışma, ilk kez hamile kalan her 5 kadından birinin
doğumdan aşırı derecede korktuğunu gösteriyor. Hofberg'in görüşlerine
başvurduğu 370 çocuksuz, hamile olmayan 7 kadından biri doğum
sancılarından aşırı korktuğu için hamile kalmayı ertelediğini ya da
doğurmaktan tümüyle vazgeçtiğini belirtiyor.
Şu anda 1.200 kadın üzerinde daha ayrıntılı bir çalışma yürüten
Hofberg, bu korkunun hamile kalma korkusundan farklı olduğuna dikkat
çekiyor:'Bu patolojik bir terör. En uç şekliyle kadının kürtaja
başvurmasına, alkol veya uyuşturucu kullanmasına, hatta karnını
yumruklamasına kadar vardırılabilir. Öyle ki tokofobik kadınlar,
başarılı bir doğumdan sonra dahi doğum anını yıllarca hatırlayıp panik
ataklar yaşayabilirler.
Bazı kadınlar kendilerini kısırlaştırarak böyle bir sorunla karşılaşma
olasılığını tümüyle ortadan kaldırabilir. Bazıları ciddi biçimde
korunarak hamile kalmamaya çalışır. Bu tür bir yaklaşım çocuk isteyen
ancak doğumdan korkan kadınlar için çok üzücü bir durumdur. Bunlar bir
daha çocuk sahibi olamayacaklarını bile bile menopoza girer.'
Doğum korkusu genellikle doğum anında acı çekmekten, ölmekten, aklını
yitirmekten, doğum yapacak ekibe güven duymamaktan kaynaklanıyor.
Ayrıca çocukluğunda cinsel tacize uğramış kadınlar tokofobiye daha
yatkın.
Tokofobik kadınlar doğum sancısı çekmemek için sezaryen ameliyatını
çözüm olarak görebilir. Bu gibi durumlarda doğum ekibinin büyük bir
duyarsızlıkla bu isteği reddetmesi kadınları başedemeyecekleri kadar
büyük bir psikolojik sorunla karşı karşıya bırakır. Hofberg'e göre
bunun çözümü, kadının sorununu açık yüreklilikle dile getirmesi ve
doğum ekibinin ve eşin soruna daha büyük bir duyarlılıkla yaklaşması.
Oscarlı oyuncu Hellen Miren, tokofobik olduğunu saklamıyor ve gençlik
yıllarını bu korkuyla yaşadığını itiraf ediyor. Onun gibi binlerce
Batılı kadın da tokofobik. Uzmanlar, Batı ülkelerinde nüfus arışının
sıfırlanmasında tokofobinin de artık azımsanmayacak bir etken olduğu
konusunda uyarıyor.

